Evrimin Kontrolünün Zorunluluğu Meselesinde “Neandertal” Örneği

İnsan türü, günümüzden yaklaşık 28 bin yıl önce nesli tükenen, kabaca Roma imparatorluğu sınırlarında ve Orta Asya’da yaşayan bir komşuya sahipti. Bu komşu, bu coğrafyada 200 bin yıl önce ortaya çıkmıştı ve toplamda 170 bin yıldan daha uzun bir süre boyunca yaşadı.

Bu komşu, insana çok benziyordu ancak insan değildi. Genetik farklılık o kadar fazlaydı ki, insanlarla çiftleşemiyorlar ve kanlarını karıştıramıyorlardı.

İnsan ile aynı boyda olmasına rağmen insandan daha kalın bir derisi vardı. Kemikleri insandan daha güçlüydü. Daha iri vücutlara, daha geniş göğüslere ve daha büyük kaslara sahiplerdi. En önemlisi beyin hacimleri daha büyüktü.

Üstelik, normal insanlar gibi sürekli olarak hareket etmiyor, belirli büyük mağaraları sahipleniyorlardı.

Avlanma yetenekleri çok üstündü. Avladıkları hayvanları mağaralarda yaktıkları ateşlerde pişiriyorlardı. Av sırasında onlarcası bir araya geliyor, plan kuruyor, bir kısmı avları belirli bir yöne kovalarken, diğerleri kaçış bölgesinde pusu kuruyordu. Bu avlanma sırasında, kendi icat ettikleri mızrakları üstün bir şekilde kullanıyorlardı. Yani taktiksel davranış, normal insanlara göre daha ilerideydi.

Neandertaller çok dayanıklı vücut yapılarına sahiplerdi. Normal insanların dayanamayacağı kadar soğuk bölgelerde yaşamlarını sürdürüyorlardı. Çok soğuk coğrafyalarda, daha sık ve daha sıcak hava alabilmeleri için burunları normal insanlardan daha büyüktü. Ayrıca bulunan bir çok neandertalin vücudu, ağır yara izleri ile doluydu. Çok fazla yaralanmalarına rağmen, o çağda ve o koşullarda bile uzun yaşıyorlardı.

Neandertaller dünyanın ilk mimari yapısını da diktiler. Üstelik bunu birkaç bin sene önce değil, tam 175 bin yıl önce, Güneybatı Fransa’daki Bruniquel Mağarası’nda yaptılar.

Bu büyük beyinli insan türü, tarihin ilk sanatsal eserlerini de ortaya çıkaracak kadar ilerlemişti. Tam 41 bin yıl önce, mağara duvarlarına ellerini koyup, üzerine boya püskürttüler. Normal insanlar olsaydı muhtemelen direk ellerini boyar ve duvara koyarlardı. Bu da beyin yapılarındaki çalışma farklılığına küçük bir örnek teşkil edebilir. Karmaşıklığı seviyorlardı.

Bunların yanında avladıkları hayvanların da resimlerini yapmışlardır.

Neandertallerin, aynı çağda yaşayan atalarımızdan daha üstün kabiliyete sahip oldukları çok açık. Bazı bilim adamları her ne kadar büyük beyin hacminin değil, beyindeki hücre yoğunluğunun önemli olduğunu söyleseler de, neandertallerin “en azından” insan kadar kabiliyetli olduğunu biliyoruz. Kaldı ki vücutları daha güçlü olduğundan, bu varsayımda bile bizden yine önde olacaklardır.

Peki ne oldu da bu ileri ırk yok oldu? Bizden daha güçlü ve daha kabiliyetli olan bu insanlar neden yok oldular? Evrime göre daha güçlü ve akıllı olan hayatta kalmaz mıydı?

Son sorunun cevabı hayır. Evrim, rastgele olarak değişen şartlara uyum sağlayamayan herkesin silineceğini söyler. Neandertallerin büyük çoğu, buzul çağının yaşadıkları coğrafyayı vurması sonucu öldüler. Ayrıca, soğuk coğrafya yeterince besin barındıramadığından dolayı nüfusları çok fazla değildi. Bulunan neandertal fosilleri, kendi aralarında çok savaştıklarını ve birbirlerini öldürdüklerini de ortaya koymuştur. Son dönemlerinde sayısı iyice azalan neandertaller, bizim yani insanların ataları ile karşılaştılar. Muhtemelen ateş tekniklerini, silah ve alet yapımını, hatta belki de resim yapmayı öğrettiler. Sayıları çok az olduğu için insanlara üstün gelemediler. Yaşadıkları bölge insanlar tarafından istila edilen neandertaller, insanlarla çiftleşemedikleri için zamanla yok olup gittiler. Atlar ve eşeklerin çiftleşmesinden katırların çıkması gibi milyonda bir böyle çiftleşmeler oldu, ancak nesillerini devam ettiremeyip yok oldular.

Neandertallerin durumu, insanlığın ve medeniyetin kaderinin tesadüflere bırakılamayacağının en çarpıcı örneklerindendir. Evrimin kontrolü, daha ileriye gitmek için mutlaka sağlanmalıdır.

Moriarty

156 IQ, Yazar ve Mucit


Yorum Bırakın