İdeolojilerin, Hareketlerin ve Sistemlerin Başındaki Belalar

Lidersiz, sistemsiz, kuralsız bir yapı düşünülemez. Ortaya çıksa dahi çökmeye ya da yozlaşmaya mahkumdur. Ancak yozlaşmak sadece bunlara has değildir. Bazen yozlaşma; lideri olan, sistemi ve kuralı olan yapıları da kemirir. Yozlaşmak öyle büyük beladır ki, bulaştığı büyük emeklerin çoğunu eninde sonunda mahvetmiştir.
Örneğin İslam peygamberinin bütün emekleri; Emevi yozlaşması, mezhepleşme yozlaşması, lider yozlaşması gibi sebepler sonucu yitirilmiştir. Tek bir mesaj barındıran ve kesin kurallar topluluğu olan İslam yapısı, binlerce farklı yoruma, yüzlerce çelişkili fetvaya, sayısız farklı uygulamaya maruz kalmıştır. Bugün Sünnilerin “İslami” itikatları Şiilere, onlarınkiler diğerlerine uymamaktadır. Aynı dinin mensupları, aynı dine ait olduğunu düşündükleri farklı itikatlar yüzünden birbirlerine düşman olmuşlar ve bölünmüşlerdir. Peygamberin ölümünden sonra ortaya çıkan liderlik kavgaları, tüm bu ayrışmanın fitilini ateşlemiştir.
Başka bir örnek olarak; Atatürk’ün tüm emekleri de yitirilmiştir. Atatürk, “bizim ülkümüz; bilimde ve güzel sanatlarda ilerlemektir” dediği halde, daha sonraki gelenler, Atatürk’ün sözlerini değil şahsiyetini ideoloji haline getirmişlerdir. 1920 ve 1930’ların sorunlarına bulduğu çözümleri, kıyamete kadar değişmez kanun zannetmişlerdir. Atatürk’ün bir doktrin bırakmamasının en büyük nedeni, bu doktrinin yozlaşmasından korkmasıdır. Bu sebeple her fırsatta “akılcılığı” ön plana çıkartmış, kendisinin bilimle çelişmesi halinde “bilimin seçilmesini” emretmiştir. Atatürkçülük demek kısaca aklını kullanmak demektir. Öyle mi oldu? Gördüğünüz üzere hayır. Atatürk gerçek manada şahsiyet olarak ideoloji haline getirildi. Bu ideolojiden rant sağlayanları ise her yerde görmeniz mümkündür.
Kişilere bağlı olan tüm sistemler, o kişinin ölümüyle dağılmış veya bozulmuştur. İdeolojilere bağlı olan tüm sistemler, o ideolojinin yozlaşmasıyla mahvolmuştur.
Peki bu durumların çaresi nedir? İnsanüstü Türk hareketi ve Transhümanizm fikri bu belaya düşecek midir? Hayır. Çünkü temelinde bilimsel düşünce yatar. Bilim ise daima kendini yeniler. Kendisini eleştirir. Doğruyu bulduğu anda eski kurallarını yıkar. Tamamen dinamik ve tamamen gerçeklere dayalı bir yapısı vardır. Liderleri isteseler de bu yapıyı bozamazlar. Liderler asla bilimsel kaidenin üzerine çıkamazlar. Çünkü bilimsel kaideler her şeyden ve herkesten üstündür.

Moriarty

156 IQ, Yazar ve Mucit


One Response

  1. Cengiz 10 Kasım 2017

Yorum Bırakın