Mars’a Seyehat Ne Kadar Doğru? Kapitalist Piyasanın Bu İşteki Rolü Ne?

Son birkaç yıldır Mars konusunda batılılar büyük bir propaganda işine giriştiler. Mars hakkında yüksek bütçeli filmler çekiliyor, belgeseller yayınlanıyor, bilim adamları sürekli bu konu hakkında yazıp çiziyor, Mars’a gitmenin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor ve tabi Elon Musk gibi dahiler Mars’a gidiş planlarını açıklıyor.

Ne kadar heyecan verici değil mi? Başka bir gezegene ulaşma ve orada yaşama fikri insanı cezbediyor. Mars programları için yapılacak seçmelere on binlerce insan gönüllü oldu bile. Üstelik geri dönüşünün olmayacağı ve orada ölecekleri söylendiği halde.

Bu yazımızda olaya başka bir açıdan bakacağız.

Öncelikle şunu bilmelisiniz ki Mars dünyaya en yakın gezegen değil! Üstüne üstlük aramızdaki mesafe sürekli aynı değil. Bir gün Mars bize yakınken, önümüzdeki yıl çok ama çok uzaklaşabiliyor. Mars her 2 buçuk yılda bize “yakın” duruyor.

Bunun yanında, dünyaya en yakın olan gezegen Venüs’tür. Venüs’ün de yakınlığı sabit değildir ancak Venüs’ün dünyaya en yakın olduğu mesafe, Mars’ın dünyaya en yakın olduğu mesafeden daha yakındır.

Peki neden Venüs’e gitmeye çalışmıyoruz? İşi biraz bilenler hemen oranın bir cehennem olduğunu söyleyeceklerdir. 400 derecenin üzerinde yüzey sıcaklığı ve neredeyse tamamı karbondioksit olan bir atmosfer. Korkutucu değil mi? Bilimsel olarak baktığımızda, Mars’tan korkmanız için daha çok sebep var.

Venüs’ün sizi radyasyondan koruyacak bir manyetik alanı vardır ancak Mars’ın yoktur. Mars’taki radyasyon seviyesi tepenizde bir hidrojen bombası patlaması gibidir. Mars’ta bir gün bile geçiremeden radyasyon zehirlenmesinden ölürsünüz. Koruyucu kıyafetleriniz olsa bile, (günümüzdeki en iyi koruyucular bile olsa) en geç bir kaç ay içinde kanser olmanız kesindir.

Venüs’ün gerçek ve kalın bir atmosferi vardır. Ancak Mars’ın yoktur. Mars’ın atmosferik kalınlığı neredeyse incecik bir örtü gibidir. Ayrıca bu atmosfer giderek kaybolmaktadır. Mars, son 1 milyar yıldır atmosferini sürekli kaybetmiştir ve yakında tıpkı Ay gibi atmosfersiz kalacaktır!

Mars’ın atmosferini düzeltilebilir mi? Mars’ın çok ama çok ince atmosferini kalınlaştırmak, belki de insanlığın yapabileceği en zor iştir. Venüs’ün atmosferini yavaş yavaş dönüştürmek bile daha kolaydır. Çünkü Venüs’ün bu derece sıcak olmasının tek sebebi, atmosferindeki karbondioksit’in sera etkisi yapmasıdır. Karbondioksit’i dönüştürürseniz, (ki bu çok çok daha kolay) gezegen de düzelecektir.

En büyük sorunlardan birisi de Mars’ın sıcaklığıdır. Mars gezegeninde de dünyadaki gibi mevsimler vardır evet. Ancak mevsimler dünyanın mevsimlerinden daha uzun sürer. Kış mevsiminin sıcaklığı ise -140 derecedir.

Yani kısacası, Mars gezegeninin olumsuz yanları, Venüs’ten kat kat fazladır. Venüs’ün iyi yanları ise, Mars’tan kat kat fazladır.

Peki neden bilim adamları sürekli olarak Mars’tan bahsediyor? Neden sürekli olarak Mars hakkında filmler çekiliyor? Mars’a gidiş planları hazırlanıyor?

Akla ilk gelen, Mars’ın yüzeyine inip, orada insanın yürüdüğünün görüntülenebilecek olmasıdır. Baktığınız zaman dünyada bulunan kurak bir yer gibidir. Evet, insan orada yürüyebilir, ancak insanlığın “geleceği” için Venüs daha elverişli bir adaydır.

Bu durum, hidrojen bombalarıyla dümdüz edilmiş ve radyasyon depolanmış bir bölgeyi insanlara gösterip “sizi orada yürütebiliriz” demekle aynıdır.

Diğer taraftan işin önemli noktasını öğrenmek için, uzay şirketlerinin zenginlere ne anlattığına bakmak gerekiyor. Halk üzerine sürekli Mars macerası pompalanırken, zenginlere sürekli “Asteroid Kuşağı” macerası pompalanıyor. Çünkü asteroid kuşağı aşırı zengin madenler barındırıyor ve madencilik için en uygun yer.

Ayrıca Mars’a götürülecek olan insanlardan yüksek meblağlarla para istendiğini de zaten biliyorsunuzdur.

Yani sonuç olarak, batılılar uzay çalışmalarını “bilimsel merak” için değil, tamamen kâr odaklı amaçlar için yapıyorlar. Uzay, onlar için sömürülecek devasa bir kaynak ve böyle cehennemi ortamlarda onlar için “gönüllü olarak” çalışacak halk yığınlarına ihtiyaç var.

Uzay programlarını İnsanüstü Türk hareketi olarak biz de destekliyoruz, bu konuda işe yarayacak icatlar üretmek için konusunda uzman arkadaşlarımız sürekli çalışıyorlar. Ancak bu durumu para için yapmıyoruz.

Şu an çok kritik bir noktadayız. Eğer Uzay programları kâr odaklı yürütülürse, batılılar tıpkı Amerika’nın keşfinden sonra olduğu gibi aşırı zenginlikle dünyaya karşı koşulsuz hegemon olacak. Daha da kötüsü, eskiden devletler güçlenirken, şimdi şirketler güçleniyor. Dünyayı yönetecek olan şirket patronları olacaktır.

Bizim sürekli teknokrasiyi ve kaynak bazlı ekonomiyi savunmamızın sebebini daha iyi anlıyorsunuz değil mi?

Eğer şu anki dünya sistemi devam ederse, uzay çalışmaları başladıktan sonra asla değişmeyecek bir distopyanın içine gireceksiniz.

Peki buna kim karşı çıkabilir? Bu durumu daha oluşmadan kim engelleyebilir?

Bilimsel güce karşı sadece bilimsel güçle mücadele edilir. Türkiye’de sistemli olarak bilim geliştirecek olan birilerini tanıyor musunuz?

Gelecek Bizim Elimizde!

Moriarty
156 IQ, Yazar ve Mucit

Yorum Bırakın