Transhümanizm açısından; Down Sendromu, Asperger Sendromu ve Otizm meselesi

Hastalık mı? Farklılık mı? Yoksa evrim açısından bambaşka bir kapı mı?

Öncelikle Down sendromundan başlayalım. Bu ifadeyi duyunca aklınıza ne geliyor? “Aynı yüz tipine sahip olan, düzgün hareket edemeyen, düzgün bakamayan, düzgün düşünemeyen ve düzgün konuşamayan engelliler.

Down sendromuna sahip bireyler, matematiksel ve mantıksal zeka seviyesinde diğer insanların yarısı kadardır ve öğrenme zorlukları çekmektedirler. Ancak bu sonuçlar, diğer çocuklarla aynı düzeyde eğitim aldıklarında ve aynı düzeyde muamele gördüklerinde ortaya çıkmaktadır. Down sendromlular doğal olarak dünyayı diğer çocuklar gibi algılayamamaktadırlar. Onların algılarına göre eğitim aldıklarında ise, matematiksel ve mantıksal zeka oranları normal çocuklarla aynı seviyeye gelmektedir. Kısacası matematiksel ve mantıksal zeka, kişinin dünya algısına göre verilen eğitimle doğru orantılıdır. Diğer yandan dünya algısı başka olan Down sendromluların büyük çoğunluğu, “onlara özel” eğitimden mahrum kalmışlardır. Analitik zekası gelişmemiş olan bireyler de doğal olarak dil gelişimi ve konuşma yeteneği gelişmemiş olacak, belki de hiç olmayacaktır. Dil ise bir insanın çocukluk çağlarında beyin altyapısının oluşmasını sağlar. Farklı dilleri konuşan insanların beyin yapıları da farklıdır. Dil olmazsa, beyin faaliyetleri ve zeka gelişmez.

Kısacası Down sendromlu bireylerin zihinleri aslında “geri” değildir. Bu bireylerin beyinleri tamamen kendilerine has bir şekilde çalışmaktadırlar. Kendilerine has bir eğitime ihtiyaç duymaktadırlar.

Biyolojik olarak kromozom farklılıklarından dolayı, bu sendroma bağlı bireylerde kalp rahatsızlıkları daha fazla görülürken, kanser olma oranları inanılmaz derecede düşüktür.

Bu sebeple bilim insanları down sendromluların genetik farklılıklarında, uzun süredir kanserin ilacını aramaktadırlar.

Asperger Sendromu ve Otizmi aynı araştırmanın içinde ele almak gerekmektedir. Asperger Sendromunun büyük ölçüde kabul edilmiş bir diğer adı da “Yüksek İşlevli Otizm” dir.

Bunlara sahip bireylerin dış görünüşleri normal insanlarla tamamen aynıdır. Farklılık ise beyin yapısında ve psikolojilerindedir.

Asperger Sendromlu “tanıdıklarımızın” küçük bir listesi:

1) Albert Eistein (Asperger Sendromlu) +Disleksi

2) Beethoven (Asperger Sendromlu) +OKB

3) Van Gogh (Asperger Sendromlu) +Epilepsi

4) Isaac Newton (Asperger Sendromlu) +Epilepsi

5) Leonardo Da Vinci (Asperger Sendromlu) +Disleksi

6) Benjamin Franklin (Asperger Sendromlu)

7) Goethe (Asperger Sendromlu)

8) Napolyon Bonapart (Asperger Sendromlu)

Öncelikle bunları tanımlayalım. Basitçe anlatmak gerekirse Asperger Sendromlular küçük yaşlarından itibaren “farklı” davranışlar göstermeye başlarlar. Bu davranışlar derece derece olsa da, genel olarak sosyal iletişimlerde sıkıntı çekerler. Dünyayı ve olayları diğer insanlarla aynı görmedikleri için sürekli toplum ile çatışma halindediler. Bu da doğal olarak asosyalliği, toplumdan uzaklaşmayı, kendi kafalarındaki dünyada yaşamayı, bazen de bu kendi kafalarındaki dünyayı gerçek dünya ile değiştirmeye çalışmayı ortaya çıkarır.

AS’li ve Otizmli bireyler, normal insanlar için basit ve kolay işleri yapamayabilirler. En yaygın görülen örneği ise deyimleri kelime anlamları ile düşünmeleridir. Asperger sendromlu bir insana “başım çatladı” dediğinizde, onun aklında beliren ilk şey başınızın gerçekten çatlamasıdır. “Açlıktan ölüyorum” dediğinizde, hemen koşup ne pahasına olursa olsun size yiyecek getirebilirler, hatta ileri seviyeleri gerçekten ölüyor olduğunuzu düşündüğü için ambulansı arayabilir.

Asperger Sendromunun anahtar kelimeleri “en kolayları yapamayacak kadar aciz, en zorları başaracak kadar kudretli” olmaktır. Basit bir deyimi bile anlayamayan, insanların hayatlarındaki küçük ayrıntıları kabullenemeyen, küçük ve basit işlerde beceriksiz/sakar olan bu insanlar, normal insanların yapmayı hayal bile edemeyeceği şeyleri yapabilirler.

Bir yumurta kırmaktan aciz olan AS’li bir birey, en sağlam yazılımcılardan daha iyi kod yazabilir. Ayakkabısının bağcıklarını bağlamaktan aciz olan birisi, ülkeler fethedecek stratejiler geliştirebilir. Bir markete girip bir şişe su almaya çekinen birisi, milyonların önünde en muhteşem nutukları atabilir.

Farklı bir algıya sahip oldukları için empati yetenekleri yoktur. “Soğuk mantık” o derece fazladır ki, onları bir makine/robot zannedebilirsiniz.

Bunun yanında çok aşırı hızlı konuşma veya hiç konuşmama gibi belirtiler görülebilir.

Size göre son derece anlamsız olan şeyler onlar için hayati öneme sahip olabilir. Siz içtiğiniz kola kutularını çöpe atarken, onlar mükemmel bir simetri ile kutulardan piramit yapabilirler ve bunu yapmak onlar için dünyanın en önemli şeyi haline gelebilir. Normal insanlara basit gelen bazı nesneler ve görevler onlar için hayatın kendisinden bile daha önemli olabilir.

Konuşmalarında son derece resmi bir dil vardır, argo kelimeler kullanmazlar. Konuşmalarında bazen hiçbir vurgu, hiçbir aksan ve hiçbir tonlama olmayabilir ya da vurguları “olmaması” gereken yerlerde yapabilirler.

Çevreleri ile iletişimleri çok zor olduğu için ve onlara farklı muamelesi yapıldığı için sık sık öfke nöbetleri geçirirler.

Asperger Sendromunun ve Otizmin derece derece şiddetleri vardır. Bazıları normale daha yakın, bazıları ise dünyadan tamamen kopukturlar. Yüksek işlev özelliği olanlar mesleklerinde çok başarılı olabilirler. Üst satırlarda yazdığım “ünlüler” listesi bunun en belirgin örneğidir.

Araştırmalar yüksek işlevli otizm/asperger sendromunun beyaz insanlarda ve erkeklerde daha çok görüldüğünü ortaya çıkarmıştır.

Son 5 yıl içinde Otizm ve Asperger Sendromlu doğanların oranı %35 artmıştır ve giderek artmaktadır.

Bunun yanında istatistiki olarak Asperger Sendromluların, normal insanlara göre zeka seviyeleri 2012’de %30 daha fazla iken, günümüzde bu oran %50’ye ulaşmıştır.

Transhümanizm; her yönü ile daha ileri bir insan yaratmayı amaçlamaktadır. Felsefenin temel mantığı, şu anki insanlığın eksik oluşudur. Konuyu bu bağlamda ele aldığımızda, DS’li, AS’li, Otizmli bireyleri ve normal insanları aynı düzeyde ancak farklı özelliklerde olarak düşünebiliriz. Bunların farklılıklarını iyi analiz edersek, güçlü yönlerini almayı bilirsek, zayıf yönlerini giderebilirsek, transhüman/üstinsana giden yolda mesafe kat etmiş oluruz.

Bunların ayrı ayrı pozitif ve negatif yönlerini ele alalım.

Down sendromluların negatif özellikleri:

1)İç organları normal insanlara göre daha zayıftır.

2)Bu insanları tam verimlilikle eğitecek bir eğitim sistemi henüz dünyada yoktur.

3)Tam verimlilikte eğitilemedikleri için topluma katkıları çok azdır.

Down sendromluların pozitif özellikleri:

1)Kansere karşı bağışıklıkları normal insanlardan kat kat daha fazladır.

2)Düzgün/düzgüne yakın eğitim aldıklarında, sanatsal becerileri normal insanlardan daha fazladır.

3)Psikolojik dayanıklılıkları ultra seviyededir.

4)Daha az yiyecek ve içecekle hayatta kalabilirler.

5)Aynı işi yaparken normal insanlardan daha az enerji harcarlar.

Normal insanların negatif özellikleri:

1)Mantıksızdırlar.

2)Dürtüleri, zekalarından daha baskındır.

3)Yakın gelecekteki küçük tehditleri, uzak gelecekteki büyük tehditlerden daha fazla önemserler.

4)Hayatlarındaki öncelik sıralaması hatalıdır.

5)Psikolojik olarak aşırı zayıftırlar.

6)Kansere yakalanma ihtimalleri DS’lilere oranla daha fazladır.

7)Cehaletle mutlu olmayı, bilgi ile kafa yormaya tercih ederler.

8)Analitik zeka seviyeleri, AS’lilere oranla daha düşüktür.

Normal insanların pozitif özellikleri

1)Dünyanın baskın türü oldukları için karar verme yetisine sahiptirler.

2)Vücutları DS’lilere oranla daha güçlüdür.

3)Kendi aralarında iletişim/sosyallik oranı yüksektir.

4)Sosyallikte, iletişimde, dilde ve eğitimde (diğerlerine oranla) sorun yaşamadıkları için dünya algıları daha düzgündür.

5)Zeka seviyeleri dengelidir.

Asperger Sendromluların (Yüksek İşlevli Otizmlilerin) negatif özellikleri:

1)İletişim sorunundan dolayı hayatları boyunca genellikle yalnızdırlar.

2)Düşüncelerini ve ideallerini hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları herşey, empati kuramadıkları, anlamakta zorlandıkları ve kendilerini anlatamadıkları diğer insanlara bağlıdır.

3)Analitik zeka ve yüksek yeteneklerini, toplumsal kopukluklar nedeniyle kullanmaları çok zordur.

4)Basit işleri yapamazlar.

5)Önemsiz şeylere aşırı miktarda önem verebilirler.

6)Duygu yoksunluğu, robota benzeme gibi durumlardan dolayı bir “topluluk” oluşturmaları ve toplumsal bir varlık olmaları çok zordur.

7)Toplumsal bir varlık olmadıklarından dolayı vahşi doğada hayatta kalmaları imkansıza yakındır.

8)Kafalarında yarattıkları hayatın içine fazlaca kapılıp şizofren olma ihtimalleri fazladır.

Asperger Sendromluların (Yüksek İşlevli Otizmlilerin) pozitif özellikleri:

1)Doğan bebekler arasındaki hızla artan oranları onları gelecekteki gezegenin baskın türü olmaya aday kılar.

2)Analitik zeka ve yüksek IQ.

3)Yüksek beceri kabiliyeti.

4)Bilime ve sanata doğuştan yatkınlık.

5)İmkansız gibi görülen işlere karşı sahip oldukları doğal eğilim ve bunları başarmalarını mümkün kılacak azim.

Moriarty
156 IQ, Yazar ve Mucit

Yorum Bırakın