KEPLER-452b VE JAMES WEBB TELESKOPU

Uzayda başka bir gezegende yaşam olup olmadığı sorusu biz insanoğlunun her zaman ilgisini çekmiştir. Bu soruya yanıt bulmak amacıyla yürütülen projelerden birisi SETI programıdır. Dünya dışı akıllı canlı arayışı (SETI) 1970’li yıllardan beri devam etmektedir. Bu proje ile internet bağlantılı bilgisayara sahip olan tüm meraklılar radyo ve teleskop verilerine ücretsiz olarak indirip inceleyen programla çalışmaya katılması amaçlanmıştır.

Peki, dünya dışı yaşam gerçekten mümkün müdür?

Bildiğiniz üzere NASA’nın yeni keşfi olan güneş sistemimizin dışındaki kova takımyıldızında bulunan gezegenlerin dünyada 40 ışık yılı uzaklıkta olduğu biliniyor. Bulunan 7 gezegenin 3’nün su varlığı ve canlı yaşamı destekler yapıda olduğu söyleniyor.

Kepler uzay teleskobunun gözlemlediği gezegenler arasında dünyaya fazlasıyla benzeyen bir tanesi mevcut. Kepler-452b dünyadan %60 daha büyük ve 1,5 milyar ışık kadar yaşlı. Tıpkı dünya gibi kendi  “güneşine” olan uzaklığı benzerlik göstermekte.  Ancak gezende var olan yerçekimi dünyadakinin 2 katı, keşfedilen sistemde de Güneşe çok yakın gezegenin okyanusları buharlaşıyor (Venüs gibi) ve güneşe uzak olan gezegenlerde buzullaşıyor . Kepler 452b bu konuda dünya ile benzerlik gösteriyor. Bulunduğu sistemde sıvı halde su bulunabilecek uzaklıkta, dünyadan 1400 ışık yılı uzaklıktaki gezegende bir yıl 385 gün sürüyor.

 

James Webb Telescope

Peki, Kepler-452b’de hayat var mı?

Dünya ile pek çok benzerlik gösteren Kepler-452b’nin atmosfer kimyasının, yerçekiminin ve büyük olasılıkla iç yapısının dünyaya çok benzediği düşünülüyor. Bu türdeki gezegenler güneş sistemimiz dışındaki bütün gezegenlerde hayat olduğu ihtimalini güçlendiriyor, özetle hayat olabilmesi için dünyaya benzemesi gerekiyor. Öyleyse tekrar edelim. kepler-452b’de hayat var mı? Doğrusu bilinmiyor. Neden bilmediğimize gelince;
Sistemi keşfetmemizi sağlayan uzay teleskobu kepler  görünür ışıkta değil, kızılötesi ışıkta çalışıyor. Yani ışığı değil ısıyı görüyor. Bunun verdiği avantajlardan bazıları şunlardır;

  • Güneş sistemimiz dışındaki bütün gezegenlerin atmosferinin ne kadar sıcak olduğunu bakarak atmosfer kimyasını inceleyebilir ve hayat olup olmadığına bakabiliriz.
  • Oksijenli atmosferdeki karbondioksit oranına bakarak o gezegende çevre kirliliğine, dolayısıyla gelişmiş bir uygarlık olup olmadığını da anlayabiliriz, Ancak kepler uzay teleskobu bunlara algılayacak kadar keskin değil. Bizim daha keskin bir teleskoba ihtiyacımız var.

Peki, uzayda hayat olup olmadığını gerçekten ne zaman anlayacağız? NASA’nın başkanlığında 15 farklı devletin, ortak yürüttüğü bir proje olan James Webb Teleskobunun 2018 Ekim ayında hizmete girmesi bekleniyor. Kızılötesi ışınları gözlemlemek için ayarlanmış olan 6,5 metrelik bu teleskop, dünyadan nerdeyse 1.600.000 km uzaklıkta yörüngeye yerleşecektir. Bu uzaklık kabaca dünya ile ay arasındaki uzaklığının 4 katıdır. James Webb sayesinde keşfedilen gezegenlerin kızılötesi görüntülerini çekme, yaş ve kütlelerini belirleme imkânına sahip olunacaktır.
Kepler-452b gezegenin güneşi bizim sistemimizdeki Güneşten 1.5 milyar yıl daha yaşlı ve dolayısıyla %20 civarında daha parlak. Bu kepler-452b’nin %20 daha fazla ısınmasına yol açıyor.

Bugün dünyamızın ortalama sıcaklığı 15 derece iken kepler 452b’de -8 derece. Yani gezegenin küresel ısınmada zarar görmesine daha çok zaman var. Parlaklığı son 1.5 milyar yılda %20 artan yıldız nedeniyle kepler-452b daha yeni ısınmaya başlamış diyebiliriz. Bu da güneş sistemimizin dışında var olan bu gezegenin 1.5 milyar yıl önce buzullarla kaplı olabileceğini gösteriyor.Sonuç olarak James Webb teleskobu bize uzayda yaşamın var olup olmadığı ile ilgili Keplerden çok daha fazla bilgi verebilecek. Aynı zamanda sistem dışındaki farklı gezegenleri bulmamıza da yardımcı olacak.

 

Şevval Karakuş

Yorum Bırakın