Veganlığın Bilimsel Analizi

Bilimsel olarak haklı-haksız yanları ve transhümanizm açısından veganlık

Önce haklı yanlarından bahsedelim.

Veganlık kısaca hayvansal gıda ve ürünleri kullanmayı reddetme, bitki ürünleri ile yaşamaya çalışmaktır. Buna gerekçe olarak, hayvanların eziyet görmesi, onların da bizim gibi hissedebilen canlılar olması, insanların mecbur olmadıkları halde keyif için hayvanları sömürmesi gibi sebepler gösterilir.

Öncelikle bu söylenenler doğrudur. Hayvanlar hisseder, hatta düşünebilen türleri vardır. Plan ve strateji oluşturabilecek, hatta bazıları alet kullanabilecek düzeyde bilince sahiptirler. Duyguları ve karakterleri vardır, insanlar tarafından köleleştirilmişlerdir ve sömürülmektedirler.

Bunlara ek olarak, her bir büyükbaş hayvan, her gün yaklaşık 2 metreküp (250 litre) metan gazı ortaya çıkarır. Dünyada bir milyardan fazla büyükbaş olduğunu ve bunların büyük bölümünün hayvansal gıda endüstrileri tarafından çoğaltılıp kullanıldığını varsayarsak, hayvansal gıdalarla beslenmek atmosferimiz için büyük bir felaket olmaktadır/olacaktır.

Haksız yanları

Bilim adamları yaptıkları keşiflerde bitkilerin de acıyı, sevgiyi ve korkuyu hissedebilen, yakıldığında ya da koparıldığında canı yanan varlıklar olduğunu ortaya çıkardılar. Hayvanlardan farklı bir çeşit sinir sistemi barındırırlar ve onları pişirmeye kalktığınızda bunu ciddi ciddi hissederler. Bu konuda kısa bir deneyi şuradan izleyebilirsiniz;

Bu durumun kötü yanı, bitkilerin hareket edemeyen varlıklar olması sebebiyle insanlar tarafından daha rahat köleleştirilmeleri, daha rahat sömürülmeleridir.

Ek olarak hayvanlardan farklı bir yanları vardır. Hayvanlar öldürüldüklerinde bilinçleri tamamen kapanır ve acı hissetmezler. Bitkiler ise öyle değildir, bir bitkiyi kökünden koparsanız bile, hücreler tamamen ölene kadar hissetmeye devam ederler. Bir çok vegan, keyifle yedikleri bitkilerin ağızlarında dişleri tarafından ezilirken acı çektiğinden habersizdir. Oysa ki hayvansal ürünler, öldükten sonra hiçbir şekilde his barındırmazlar. Et parçası, pişirirken acı çekmez, ancak kökünden kopardığınız bir soğan, bıçak darbesini her yediğinde ayrı ayrı acı çeker. Kısacası hayvan tüketmek katillikse, bitki tüketmek onları tamamen pişirene ya da midenizde sindirene kadar acı çektirmek, caniliğin de ötesindedir.

Hayvan haklarını savunmak ne kadar önemliyse, vegan/bitki yamyamlarına karşı bitki haklarını savunmak da en az o kadar önemlidir.

Eğer çok iyi kalpliyseniz, böyle canilik ve katilliklere bulaşmak istemiyorsanız bu durumun tek istisnası; yumurta, meyve gibi canlıların dışa bıraktığı ürünleri tüketebilirsiniz. Çok yanlış bilinen bir konuyu da burada açıklayayım; her yumurta içinde civciv barındırmaz. Sadece döllenmiş yumurtalar civciv barındırır. Tavukların her gün bıraktığı yumurtalar, onların günlük olarak yenilenen regl/adet atıklarıdır.

Transhümanizm açısından olaya bakarsak, bitkilerle ve hayvanlarla beslenmek üstinsanda olmaması gereken bir durumdur. Gelişen teknolojiye paralel olarak insan bedeni, enerjisini yiyeceklerle değil, evrende bulunan enerji kaynaklarından edinmelidir. Bir hayvan parçasını sindirip onun içindeki yağları hücresel enerjiye çevirmek yerine, bu enerjiyi daha verimli olarak teknolojik yöntemlerle edinmek daha iyi olacaktır.

Asıl besinimiz bizi yıldızların çekirdeklerinde beklerken, anne sütü için ağlamak boş bir durum.

Moriarty

156 IQ, Yazar ve Mucit


Yorum Bırakın